Türk Devletleri Teşkilatı’na Üye ve Gözlemci Devletlerin Resmi Düşünce Kuruluşları 7’nci Toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran, “Sadece bölgesel meselelere odaklı bir teşkilat olmadığımızı Covid-19 sürecinde gösterdik” dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı’na Üye ve Gözlemci Devletlerin Resmi Düşünce Kuruluşları 7’nci Toplantısı İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Saat 11.30’da başlayan toplantıda katılımcı ülke temsilcileri hazır bulundu. 6 ülkeden 9 temsilci ve 5 diplomat topluluğunun bulunduğu toplantının açılışında Dışişleri Bakan Yardımcısı Yavuz Selim Kıran bir konuşma gerçekleştirdi. Kıran, konuşmasında Türk Devletleri Teşkilatı’nın öneminden bahsederek, teşkilatın yalnızca bölgesel meselelerde değil, uluslararası konularda da önemli çalışmalara imza attığı vurgusunu yaptı.

Teşkilatın Karabağ mücadelesine etkisi vurgusu

Türk Devletleri Teşkilatı’nın yakın bir tarihte kurulmuş olmasına rağmen, kısa sürede önemli çalışmaların içerisinde bulunan bir teşkilat haline geldiğini söyleyen Yavuz Selim Kıran, “Türk Devletleri Teşkilatı, tarihine baktığımızda kuruluş olarak çok eski bir teşkilat olarak görülmeyebilir. 2009’da kurulan bir örgüt ve kurulmasının üzerinden kısa bir zaman geçmesine rağmen bugün elde ettiği konum, gelecek hedeflerini düşündüğümüzde çok daha cesaret verici ve motive edicidir. Azerbaycan’ın Karabağ’daki azatlık mücadelesi, 30 yıllık işgali 44 gün içerisinde, son derece dirayetli ve kararlı bir şekilde, elbette Türkiye Cumhuriyeti’nin koşulsuz ve şartsız desteği, Türk Devletleri Teşkilatı’mızın arkasında hissettirdiği desteğiyle birlikte başarıyla sonuçlandırması bu motivasyonun temel kaynağıdır. Bize düşen bu motivasyon, enerji ve birikimi doğru bir şekilde Türk Devletleri Teşkilatı’nın daha da güçlenmesine kanalize etmek ve Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde yer alan her bir ülkenin, bu teşkilatın üyesi olma onuru ve sorumluluğunu bölgemizin bir refah ve kalkınma adasına dönüşmesi için seferber etmektir. Kurulduğu ilk yıllara baktığımızda, bugün Türk Devletleri Teşkilatı bugün çok daha güçlü bir konumdadır. İşte bu güç sayesinde her geçen gün çok daha fazla sayıda ülkenin, bu teşkilatın çalışmalarını takip etmesi, teşkilatımıza gözlemci olarak da olsa üye olmak istemesi hepimize çok daha büyük bir güç aşılıyor. Bu akışı, bu ivmeyi doğru bir şekilde değerlendirmek de bizlere düşüyor” dedi.

“Aksakallılar Konseyi’nin başkanlığına Sayın Binali Yıldırım’ın seçilmesi çok önemlidir”

Teşkilatın, İstanbul Zirvesi’nde kabul edilen hedefler doğrultusunda çalışmalarına yön vereceğine değinen Kıran, “Önümüzde çok daha aydınlık bir perspektif var. Bu perspektifi sağlayan çok önemli projeler var. Sayın genel sekreter yardımcısının bahsettiği Zengezur Koridoru’nun hayata geçirilmesi çok çok önemlidir. Ama bu zamana kadar hayata geçirdiğimiz projelerin devamlılığı da aynı şekilde çok önemlidir. Aynı şekilde Hazar geçişli orta koridor projesinin Çin’in kuşak ve yol projesi ile uyumlaştırılması, bölgemizdeki fırsatların doğru şekilde değerlendirilmesi adına çok büyük kazanımlar sağlayacaktır. Bütün bu kazanım ve fırsatları Türk Devletleri Teşkilatı’nın İstanbul Zirvesi’nde kabul edilen 2040 vizyonu ve vizyon çerçevesinde ortaya konulan hedeflerle birlikte hayata geçireceğiz. İstanbul Zirvesi’nde tesis edilen Aksakallılar Konseyi’mizin ve konsey başkanlığına çok kıymetli başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’ın seçilmesi çok önemli ve kritik bir miladı teşkil etti. Türk cumhuriyetlerinin son derece saygı duyduğu çok değerli, tecrübeli bir siyasetçimizin, bir devlet adamımızın Aksakallılar Konseyi’nin başkanlığına seçilmesi, bu mekanizmanın da Türk Devletleri Teşkilatı içerisinde önümüzdeki dönemde çok önemli bir konum ifa edeceğini gösteriyor” diye konuştu.

“Sadece bölgesel meselelere odaklı bir teşkilat olmadığımızı Covid-19 sürecinde gösterdik”

Teşkilat olarak yalnızca bölgesel meselelerle değil, tüm dünyayı ilgilendiren konularla ilgili de çalışmalar yaptıklarını ifade eden Kıran, “Bu toplantı, Türk Devletleri Teşkilatının sadece bölgesel anlamda, bölgesel meselelere odaklı bir teşkilat olmadığını gösteriyor. Bunu, Covid-19 sürecinde de gösterdik. Dünyanın karşı karşıya kaldığı bütün sınamalarda Türk Devleti Teşkilatı’nın ortaya koyduğu irade ve sorumluluk, aslında dünyadaki tehditlerin Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde gösterilen bu dayanışma ile de ortadan kaldırılabileceğine dair uluslararası topluma da çok önemli bir mesaj veriyor. Covid-19 sürecinde Azerbaycan, Özbekistan ve Macaristan ile birlikte sergilediğimiz, Afrika ülkelerine aşı göndermemiz Afrika kıtası genelinde çok büyük motivasyon oluşturdu. Hepimiz için ortak bir sınamayı teşkil eden Afganistan meselesinde Türk Devletleri Teşkilatı’nın dışişleri bakanlarının, Türkiye’nin teklifi, sayın bakanımızın çağrısıyla, olağanüstü toplanması ve bu toplantı marjında da Afganistan’ın istikrarı ve geleceği için çok önemli mesajların verilmesi, bu mekanizmanın uluslararası meselelere dair vizyonunu ve sorumluluk duygusunu bir kez daha ortaya koydu. Hem kendi, hem dünyanın meselelerine karşı Türk Devleti Teşkilatı’nın göstereceği dayanışmanın çok önemli katkıları olacağı, sorunların çözümüne çok ciddi katkılar sağlayacağı muhakkak. Bu yüzden ikili düzeydeki ilişkilerimizi aynı irade ile güçlendirmeye devam edeceğiz. Yine, ikili düzeydeki ilişkilerimizin somut yansımalarını Türk Devletleri Teşkilatı içinde görmekle birlikte bu katkıları teşkilatımızın güçlenmesine kanalize etme konusunda ortak hareket edeceğiz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın, uluslararası, küresel sistem içerisinde hak ettiği yeri edinmesi konusunda hep birlikte gayret sarf etmeye devam edeceğiz” ifadeleri kullandı.