Türk Dünyası Mühendisler ve Mimarlar Birliği (TDMMB) Genel Başkanı ve Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mücahit Demirtaş, “Bedel ödemeden hiçbir zafer kazanılmamıştır. Sancılı bir coğrafyadan geçiliyor. İnşallah bu sancıların sonunda Türk Dünyası yeniden ayağa kalkacak ve geleceği yeni zaferlerle donatacaktır. Yapacağımız çalışmalar Türkistan illerinde hayat bulacaktır” dedi.

TDMMB’nin düzenlediği, “Türkün Zafer Haftası Etkinlikleri, Şehit ve Gazilerimizi Anma Programı ve TDMMB Komisyonları Çalıştayı” Büyük Taarruzun başladığı ve devlet erkanının dua ettiği Namazgah Tepe’de gerçekleştirildi. TDMMB Genel Başkanı ve Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mücahit Demirtaş, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı ve TDMMB Genel Başkan Vekili Ahmet Misbah Demircan, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı ve TDMMB Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Eren, TDMMB Genel Sekreteri İlyas Demirci, Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Yıldız, TDMMB Yönetim, Denetim, Danışma Kurulları, Çalışma Komisyonları Başkanları ile Türk Dünyasından öğrenciler katıldığı ve Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde gerçekleştirilen programda konuklar Mehteran ile karşılandı. Daha sonra Mehmetçiğin tayını olan bir öğünü üzüm hoşafı ile kuru ekmek ikram edildi. Ardından Kültür Bakanlığı Türk Dünyası Müzik Topluluğunun günün anlam ve önemine ilişkin eserlerin seslendirdiği konser ile devam etti. Program, daha sonra TDMMB’nin Genişletilmiş Yönetim Kurulu Toplantısı, TDMMB Çalıştayı, Komisyon başkanlarının katıldığı panel düzenlendi.

“Türk dünyası yeniden ayağa kalkacak”

Panelde konuşan Bakan Yardımcısı Demirtaş, “Türk Milleti tarih sahnesine çıktığı ilk günden itibaren istiklali kendisine ülkü bilmiş, bu uğurda gerekirse canından geçmiş bir millettir. Bu sebeple, tarihimiz birçok kahramanlık hikayeleri ve zaferlerle doludur” dedi.

Ağustos ayının Türklerin tarihinde pek çok zaferler kazandığı bir ay olduğunu ifade eden Demirtaş, “Bugün burada hep birlikte tarihi bir güne şahitlik etmekteyiz. Hiç şüphesiz, Anadolu’nun kapılarını milletimize açan ve bugün 950. yıl dönümünü kutladığımız Malazgirt Zaferi bunların başında gelmektedir. Otlukbeli, Mercidabık ve çaldıran zaferleri de ağustos ayı içerisinde gerçekleşmiştir. Yakın tarihimizin dönüm noktalarından biri olan ve istiklal mücadelemizin en önemli ayaklarını teşkil eden Sakarya Meydan Savaşı ve Büyük Taarruz da bu aydadır. Bütün bu zaferler, başkalarının yaşamayı sevdiğinden daha çok mukaddes değerleri için ölmeyi göze alan kahraman ecdadımızın şanlı tarihimize kazandırdığı zaferlerdir.-Türk Milleti bu şuurla canından aziz bildiği vatanını, devletini, bayrağını, ezanını korumak için toprağa düşmeyi şeref bilmiş, canı pahasına bu değerlere sahip çıkmıştır. Allah Bedir’den 15 Temmuz’a varana kadar tüm şehitlerimize ve gazilerimize rahmet eylesin” diye konuştu. Bedel ödemeden hiçbir zafer kazanılmadığını ifade eden Demirtaş, “Sancılı bir coğrafyadan geçiliyor. İnşallah bu sancıların sonunda Türk Dünyası yeniden ayağa kalkacak ve geleceği yeni zaferlerle donatacaktır. Türk Dünyası Mühendisler Ve Mimarlar Birliği’nin amacı Türk Dünyasındaki kardeşlerimize ulaşmaktır. Yapacağımız çalışmalar Türkistan illerinde hayat bulacaktır” ifadelerine yer verdi.

"Lojistiğin merkezi Kanal İstanbul"

“Türk devletinin hasleti mazlumun yanında zalimin karşısındadır. Türk Dünyası toparlanıyor. Daha iyiye gidecek inşallah” diyen TDMMB Genel Başkan Vekili Ahmet Misbah Demircan ise Kanal İstanbul’un bu konuda önemine dikkat çekti. Demircan, “Selçukludan Osmanlıya ve bugün Türkiye’nin iki dinamiği var. Birincisi uluslararası ticaret, ikincisi de bunun güvenliğini sağlamaktır. Cumhurbaşkanımızın 20 yılda hayata geçirdiği yollar, köprüler aslında Türk dünyasının yeniden ticaret yolları üzerinde birbirine bağlama gayretinin ta kendisidir. Bu doğrultuda Kanal İstanbul, önemlidir. Nasıl Rize’nin çayı, Giresun’un fındığı varsa İstanbul’un da ticareti var. Bugün Türkiye’nin ticaretinin büyük kısmı İstanbul’da. Dolayısıyla Kanal İstanbul da yeni kurulan dünyanın lojistik merkezi olarak karşımıza çıkıyor” açıklamasında bulundu.

Program, şehitler ve gaziler için okunan hatimlerin duasıyla son buldu.