Türkiye'nin Aralık gündemi doların gölgesi altında asgari ücret görüşmeleri oldu. Neredeyse tüm STK ve kurum yetkilileri görüşmelerden çıkacak sonuçlara odaklandı ve görüşlerini beyan etti. Bunlar içinde gündemde yer alan en önmelisi CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklaması oldu.

Şöyle demişti, zat-ı muhterem..

"Yıl başında 384 dolar karşılığı 2 bin 825 lira para veriliyordu. Şimdi 14 lira ki onu da aştı. Dolar kuru 14 lira hesap edilirse bugün itibarıyla 5 bin 376 lira işçiye para verilmesi lazım".

Asgari ücret açıklanmadan saatler önce böyle duyurdu olması gereken minumum tutarı..

Yanında kimler vardı kimler.. 

İl Başkanı Canan Hanım sağında, özel projesi İBB Başkanı İmamoğlu, her söylediğin altına imza atıyorlardı kafa sallayarak.. hepsini onayladılar..

Sonra ne oldu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan sendikalarla yapılan görüşmelerin sonunda kameralar karşısına geçti ve komutan edasıyla asgari ücret rakamını açıkladı. Şovunu yaptı deyim yerindeyse..

Ardından belediyeler peş peşe asgari ücret rakamlarını açıklamaya başladı. CHP'li belediyeler kendi çalışanlarına en az ücretin 4 bin 500 lira olduğunu açıkladı. 

Hani 5 bin 376 lira lazımdı, işçiye..

Hani her söylediğini onaylamıştınız, Genel Başkanın..

Nasıl bir duruma düştüğünü anlamak zor değil, kendi partisine söz geçiremeyen başkan oldu.

CHP'de bir el Kılıçdaroğlu'na git diyor.

Yaklaşan 2023 seçimleri için yıl başından sonra start verilir. Cumhur İttifakının adayı Başkan Erdoğan olduğu belli. Millet İttifakı ise Kemal Kılıçdaroğlu'nu bu seferden vazgeçirmek için epeyce zaman harcayacak gibi duruyor. Geçen süre içinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın başkanlık sistemi referandumunda balkon konuşması aklıma geldi.

"Atı alan Üsküdarı geçti"

Siz daha adayınızı belirleye durun, Erdoğan yine yine yüzde 10 prim yaptırdı oylarına, birde kendi içinizde anlaşmazlığa düşünde, tarihi bir yenilgiye hep beraber tanıklık edelim.